Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

"Seni seviyorum" Demenin Cılız Felsefesi

Âşık olunan kişiye, “Seni seviyorum!” demek duyguyu tam ifade etmez. Çünkü sevmek zaten olması gereken sıradan bir insani duygudur.

"Seni seviyorum" Demenin Cılız Felsefesi
17 Şubat 2021 - 07:58
Âşık olunan kişiye, “Seni
seviyorum!” demek
duyguyu tam ifade etmez.
Çünkü sevmek zaten olması
gereken sıradan bir insani
duygudur. ‘Seviyorum!’
demek, ‘hayvan-sever; orman-sever’ deyişleri gibi; insan-
sever olmaktan ileri bir duyguyu ifade etmez. Sadece bir
koşulla bu deyiş ‘aşk ile’ sevmeye yaklaşabilir: O da anca
başka kimseyi sevemez olup ‘sevme’ eylemini tutkulu bir
benlik arzusu yapmasıyla olasıdır. Gene de sağduyulu hiç
kimse, sevgisi aşk olsun diye sadece bir kişiyi sevmekle
kalmaya razı gelmez. Oysa aşk başkadır; sadece bir kişiyi
aşkla sevmiyorsak aşkımız yalan olur… Yani; sevmek
herkese, aşk bir kişiye…
Âşık olduğum kişiye, “Ben sana âşığım!” dersem anca
duygumu doğru ve tam ifade etmiş olurum. Çünkü aşk, bir
başkasına tekil ve kısmen mahrem özellikte tutkulu bir
sevgiyle bağlanmaktır. Sevmek eyleminde kişiye özel
tutkulu duygu bağı yoktur; eğer varsa, aşk düzeyine
yükselmiş bir sevgiden, yani artık âşık olmaktan söz
edilmesi gerekir. Bu yüzdendir önce sevgili sonra âşık
olunur amma bizdeki bu ilişki nedense tersinden işletilip
önce âşık sonra sevgili olunuyor...
Bence, âşıklar artık sevgili değillerdir; onlar sevgili iki
candan öte geçip, iki gönüle birer can bağı atarak sevgi
duyumunda aşk düzeyine geçmişlerdir… Kutlama günleri
yoktur, çünkü en fazla hangi gün aşktan mest olduklarını

hatırlamayacak kadar zamansız severler… Onlar her gün
ve her an aşk ile severler ve canları çekende meşk
ederler… Muharrem Soyek
Bu haber 111 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum